Kur'an Yılı Özel Sayfası...

İnsanın kendi kaderini kendi çizdiği söyleniyor, bu doğru mu?

Yalan söylemek münafıklık alameti midir?

Kur'ân Okuma ve Hatim adabı

Seçilmiş Aylar: "Şuhûr-u Selâse"

Recep Ayı Allah'ın ayıdır!

Berat Gecesi Özel Dosyası

Bilim ve teknoloji Kur'an'la bağdaşır mı?

Ahiret âlemi nasıldır?

"Yokluğu" ispat etmek mümkün müdür?

Bela ve musibetler neden gelir?

Sünnete uymanın uhrevî faydaları nelerdir?

Miraç meselesinin ispatı var mıdır?

Mirac özel dosyası...

Regâib gecesinin önemi...

Kur'an için ne dediler?

Cennetlik kadınlar eşlerini hurilerden kıskanacaklar mı?

Kendi kendine oluşum mümkün müdür?

Peygamber Efendimiz'in (asm) adap sünnetleri...

Hadislerin günümüze kadar güvenilir bir şekilde geldiğini nasıl anlayabiliriz?

Ahiret'te hangi dili konuşacağız?

Peygamber Efendimiz'e neden Muhammed ismi verildi?

İnsan neden yaratıldı?

Tevbemizin kabulü için neler yapmalıyız?

Allah'ın ahlakı ile ahlaklanmak ne demektir?

Şu teknoloji çağında yeni bir peygabere ihtiyaç yok mu?

Melekler nerede yaşıyorlar?

Hediyeleşmek bize neler kazandırır?

Kötülükler öfkelenmemiz için bahane olabilir mi?

Cenab-ı Hakk'ın şehitlere vaad ettikleri...

İnsan nefsini nasıl terbiye edebilir?

Yılbaşını kutlamak caiz midir?

Muharrem ayının ehemmiyeti nedir?

Cenab-ı Hak katında insanların en cimrisi kimdir?

Aşûra orucunu tutmak vacip midir?

Hicrî takvim nedir?

Aşûra günü aşure pişirmek caiz midir?

Namazdaki hareketler ne manaya gelir?

Madem ‘O’ var öyleyse her şey var!

İnsanın ahireti merak etmemesi normal midir?

Farklı salavatlar öğrenmeye ne dersiniz?

Cömertliğin mertebeleri nelerdir?

Kurban Bayramının sünnetleri nelerdir?

Sıla-i rahim ne demektir?

Kimler kurban kesmelidir?

Kurban Bayramının ilk gecesi nasıl değerlendirilmelidir?

Arefe gününün fazilet ve önemi

Zilhicce oruçlarının fazileti nedir?

Peygamber Efendimiz (asm) bayramı nasıl geçirirdi?

Haccın önemi nedir? Müslümanlar niçin hac yapar?

Anne - babaya karşı gelmenin hükmü nedir?

Melekleri gözümüzle neden göremiyoruz?

Kaza oruçları altı gün oruçları yerine geçer mi?

Bayramın Allah katındaki kıymeti nedir?

İslamiyet'teki dini bayramlar nelerdir?

İtikafa girmenin mükafatı nedir?

Ramazan-ı Şerif özel sayfası..

Kadir Gecesi özel sayfası...

Ayrı ayrı her bir Ramazan gecesinde teravihin fazileti

Allah niçin kullarının aç kalmasını istiyor?

Gıybetin Kaybettirdikleri...

Kainatta ne kadar melek vardır?

Miraç mucizesi neden gerçekleşti?

Miraç mucizesi ruh ve beden ile mi gerçekleşti?

Kaderimde günahkar olmak varsa benim suçum ne?

Allah niçin kadın peygamber göndermedi?

Neden salavat getirmeliyim?

Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı mı var?

Kullanıcı Adı
Şifre
e-mail

Isminiz
Kullanici Adı
E-Posta
Şifre
Şifre Tekrar
İrtibatMesajınız
Adınız
E-Posta
Konu
Sorunuzun Başlığı
Sorunuz
Kullanıcı Adı
Şifre

Soru

Yazdır Arkadaşına gönder Takip ettiğim konulara ekle
04.03.2010
Başlangıçtan günümüze kadar hadis ilminin geçirdiği devreler nelerdir?

Cevap
04.03.2010

Hadis ilimleri tedrici bir gelişme göstermiştir. Bu gelişmeyi belli dönemler içinde şöyle sıralayabiliriz:

Doğuş Dönemi

Bu dönem hicrî 1. asrın sonuna kadar uzanan sahabe asrıdır. Bu devirde hadis çalışmalarını anlayabilmek için önce sahabeyi tanımak gerekir.

Sahabe: Ashab-ı kiram hadis rivayeti bakımından iki kısma ayrılmaktadır. Binden fazla hadis rivayet etmiş olanlar Muksirun, binden az rivayet etmiş olanlar Mukirun diye tanımlanır. Muksirun 7 sahabe efendimizden oluşmaktadır. Ehli Sünnet bilginlerince Rasulullah’ı (asm) görme mutluluğuna ermiş olan ashabı kiram, hadis rivayeti bakımından güven ve itimada layık kabul edilmiştir. Bunun için onlar tenkid (cerh ve tadil) dışı bırakılmıştır. Sahabe asrından oluşan bu ilk doğuş döneminde iki önemli olayla karşılaşmaktayız. Biri hadislerin ashabı kiram tarafından ezberlenmesi öteki ise hadislerin yazıya geçirilmesidir.

Sahabenin Hadis Ezberleme Sebepleri

-Zihinlerinin temizliği ve zekalarının kuvveti

-Dini savunma duygusu ve gayreti

-Hadisin İslam’daki önemi

-Hadislerin üslubu ve kolay anlaşılması


Hadislerin Yazıya Geçirilmesi (Kitabü’l hadis)

Hadisin yazıya geçirilmesi meselesi bilginin korunması ve gelecek nesillere nakledilmesinin önemli vesilelerindendir. Peygamberimiz (asm) ilk önce hadislerim yazılmasına izin vermemiş, sünnetin ezberlenemeyecek kadar çoğaldığını görünce yazılmasına müsaade etmiştir.
Açıkça ortaya çıkmıştır ki ilk asırda hadislerin yazılmasının hoş karşılanmaması Allah’ın (cc) kitabına bir başka şeyi eş tutmamak ya da bir başka şey dolayısıyla Kur’an’la meşgul olmaktan uzak kalmamak içindir.

Hadislerin Yazıya Geçirilmesinin Faydaları

Söz konusu faydaları üç noktada özetlemek mümkündür:

1- Hadislerin yazılması sonucunda şer’i delillerin kaybolması önlenmiştir.

2- Her bir hadis dolayısıyla Rasulullah’a (asm) selatu selam okunması tekrarlanmış olur.

3- Rasulullah’ın (asm): “Sözümü dinleyip belleyen ve bellediği gibi başkalarına ulaştıranların Allah yüzünü
ağartsın.” duasına nail olmaktır.

Tekamül Dönemi

Bu devre 2. asrın başından 3. asrın evveline kadardır. Hadis ilimleri bu devrede tekamül etti. En önemlileri şunlardır:

-İnsanlarda hıfz melekesi zaafa uğradı.

-Senedler uzadı ve zamanın uzaması ve hadis ravilerinin çoğalması sebebiyle tarihler artı.

-Siyasi bakımdan şii, revafız, havric itikadî bakımdan da mutezile, cebriye doğru yoldan saptı.

Bu olumsuz gelişmeler karşısında İslam alimleri gayrete geldi ve muhtemel her zararın önüne geçebilecek tedbirler aldılar

-Resmi Tedvin: Ömer bin Abdulaziz eyaletlere hadis olarak ne biliyorlarsa yazmalarını ve zayi olmaması için bir araya toplamalarını emretti.

-Cerh ve tadil: Hususunda alimler daha geniş çalışmalar yaptılar.

-Ehli hadis olarak tanınmayan kişilerden hadis kabulünü durdurdular.

-Gizli illetlerini açığa çıkarmak için hadisleri inceden inceye araştırdılar. Her yeni şekil için yeni bir tarif ve hükmünü açıklayan bir tarif ortaya çıkardılar.

Hadis İlimlerinim ayrı ayrı telif ve tedvin dönemi

Hicri 3. asırdan 4. asrın yarısına kadar sürer. Bu devir tasnif asrıdır, hadis edebiyatının altın çağıdır. Çünkü bu asırda sünnet ve sünnetle ilgili ilimler tam anlamıyla tedil ve tasnif edilmiş, hadis kitaplarının en değerlileri Kütüb-i Sitteler bu devrede telif edilmişlerdir.

Kütübü Sitte ve Müellifleri

Bu dönemde görülen musannif eserlerin en meşhuru ve en muteberi hiç şüphesiz, başta Buhari’nin Sahihi olmak üzere Kütüb-ü Sitteye dahil diğer kitaplardır.

Buhari, Müslim El Hacca Bin Kuşeyri (El camiul sahih), Ebu Davud (Sünen), Tirmizi, Nesai (Mücteba), İbni Mace.

Bereketlenme Dönemi

4. asrın ortalarından 7. asrın başlarına kadar uzanır. Bu dönem de ulema, geçmiş alimlerin ilk tedvin devri eserleri üzerine eğildi. Bir branşta yazılmış olan muhtelif eserlerde ki bilgileri birleştirdiler, öncekilerin ihmal ettikleri konuları tamamladılar. Bunu yaparken de bilgileri senetleriyle tam bir itimad içinde naklettiler.

İşte bu devirde hadis ilimlerini içine alan eseler telif edilmiş ve hadis ilimleri konusunda tedvin faaliyetleri iyice gelişmiştir.

Olgunlaşma Dönemi

Bu devre 7. asırdan 10. asra kadar devam eder. Bu dönemde hadis ilimlerine ait eserler tam kemaline ulaşmıştır. Bu ilmin bütün nevilerini içine alan eserler ortaya konmuştur. Buna ibarelerin tehzibi ve meselelerin dikkatle yazılması da ilave edilmiştir.

Duraklama Dönemi

Bu dönem 10. asırdan 14. asra kadar sürer. Bu dönemde ilmî meseleler üzerinde çalışma tasnif ve yenilikler getirilmemiştir. Nazım ve nesir olarak hadis ilimlerinde özet çalışmalar çoğalmıştır. Bu dönem alimlerini, konuların derinliklerine girmeksizin önceki müelliflerin sözleri üzerinde lafzi münakaşalar meşgul etmiştir.

Uyanış ve Müsteşriklere Cevap Teşkil Eden Çalışmalar Dönemi

14 asırdan günümüze kadarki dönem içinde, İslam dünyasının şark ve garp ile temasının neticesinde ortaya çıkan tehlikeler, hele hele askeri istilalarla meydana gelen fikri istilaların her türlü tehlikenin fevkine çıkarttığı fikri tehlikeler karşısında müslümanlar uyandı. Sünnet etrafında müsteşrikler tarafından ortaya atılan ve ecnebi hayranları tarafından da aynen iktibas edilen ve benimsenen birtakım desiseler ve şüpheler baş gösterdi. Bu ecnebi hayranları bahis konusu şüpheleri mırıldanmaya ve nakletmeye başladılar. Şüphe belirtilen bahisler etrafında eserler yazmak, onların yanlış ve iftiralarını reddetmek gerekmekteydi. Keza mevcut hadis ilimleri hakkında telif usulü de yenilemeyi gerektiriyordu. Binaenaleyh ulema bu gerekleri de yerine getirdiler ve faydalı ve gerçekten orijinalitesi olan eserler artmaya başladı. 
Kaynak: 
www.sorusorcevapbul.com - Hadis ilminin geçirdiği devreler nelerdir?


Bu Bölümde
1430© sorusorcevapbul.com